Yalnızlığın Hayali Eğrileri

-------------------------------------------------------------------

“Bir gemiyi,özellikle giden bir gemiyi izlemekten doğan sonsuz ve gizemli çekicilik,sanırım,önce,insan zihninin karmaşıklık ve uyum kadar başta gelen gereksinimlerinden biri olan düzenlilik ve simetriden,sonra da mekanda nesnenin gerçek elemanlarınca gerçekleştirilmiş bütün hayali eğriler ve çizgiler kuşağından ve birbirini izleyen çoğalmalardan ileri geliyor.” Baudelaire Masallar anlatıyordu kendine ve gözlerinde haziran biriktiriyordu. Umarsızca dalgalanan bir tekne gibi varlığından ne üzgün, ne mutlu sallanıyordu akşam rüzgârlarında. Karanlığa serpilen bir damla mum ışığı yüzünü belli belirsiz aydınlatırken ve tanıyabilmek…

Devamını Oku...

Küllerimi Sana Emanet Ediyorum

-------------------------------------------------------------------

Küllerimi sana emanet ediyorum artık. Ben uzağın yollarına yakınım. Istıraplar paslı geçmişleriyle eksiltir gülüşlerimi. Oysa usumda hala, gözlerinin hanımeli kokusu. Sana bu şiiri okudum her gün,her gece. Duymadın, duyamadın, duyamazdın.

Devamını Oku...

Kağıttır, Ömrün Tek Anlattığı

-------------------------------------------------------------------

“Ki kağıt dahi kanla mülemma”                                                 – Ahmet Oktay- Yetişir mi ecel terinde kara bir gecenin lokman devası bir can. Yoksa diri diri yanmak mıdır aşk?   Birleşmez cam kırıkları, ölmez asla,ağır yaralı yürek. Ölmek,çekmekten iyidir oysa.   Beden, yüreğin onda biri. Boş çuval gibidir,bilinçsiz. Ay’ım güneşim yıldızım. Kara bir duvar, tırnaklarımla…

Devamını Oku...

He Gibi

-------------------------------------------------------------------

“Asaf Halet’e özlemle……” Arş’a kadar yükselen Tanrı Dağı’nın eteklerinde Ferhat. Sabrın yanıbaşında Şirin, gözleri yanardağ alevi kokusu sabah yeli elleri ilkyaz. Vurma kazmayı Ferhaaaaaaaat. Ki vurdukça öten,sabır vurdukça öten güm güm,yürek. Kırpıştırsa gözlerini Şirin sabah sallanır. Kopar sevinç yürekten ok fırlar yayından, kılıç girmez kınına. Fakat mengenede yürek. Ne kadar vursan da duyulmaz toprağın çığlığı ama öyle içten ki… Vurma kazmayı Ferhaaaaaaaat. Fışkıran toprağın kanı, He’nini iki gözü iki çeşme. Şirin’in yüreği Tanrı Dağı’nın eteklerinde.

Devamını Oku...

Cehennem

-------------------------------------------------------------------

“İki yolu var acı çekmemenin; Birincisi pek çok kişiye kolay gelir:cehennemi kabullenmek ve onu görmeyecek kadar onunla bütünleşmek.İkinci yol riskli:sürekli bir dikkat ve eğitim istiyor;cehennemin ortasında cehennem olmayan kim ve ne ne var,onu aramak ve bulduğunda tanımayı bilmek,onu yaşatmak,ona fırsat vermek.”                                                                                                        …

Devamını Oku...

Kağıt Kalem Sevişmeleri

-------------------------------------------------------------------

Nedir kalem kağıt sevişmeleri? Bir doğumun arefesidir. Beklenen mutlu bir sabah gibi (biraz da olmayan bir sabah gibi), yakın ama uzakta gibidir sanki. Yalnızlığın izdüşümüdür…. Elbet yürek ister… (Bacası kah tüten kah tütmeyen bir gecekonduda doğmuş, büyümeye çalışan, belki de büyüyememiş bir çocuk gibidir. İstemenin ve hayal etmenin sınırlarını, matematiğini zorlar..) Bazen dağ esintisi, bazen bir rakı sofrası, bazen de “tut elimden gidelim” çılgınlığında bir yol ister. Kalabalıklar içinde, utanırcasına, tüm gözler bize çevrilmişcesine sustururuz…

Devamını Oku...

Premium WordPress Themes